Biz Sizi Arayalım

divider

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU AÇISINDAN SPOR KULÜBÜ YÖNETİCİLERİNİN CEZAİ SORUMLULUKLARI

separator

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU AÇISINDAN SPOR KULÜBÜ YÖNETİCİLERİNİN CEZAİ SORUMLULUKLARI

/ 0 Comments /

6102 Sayılı TTK’da anonim ortaklıklara ilişkin cezai hükümler, anonim ortaklıklara ait bölümün en sonunda 562. madde de “Suçlar ve Cezalar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu madde de yer alan hükümlerin tamamı anonim ortaklıklara ait değildir. Bu hükümlerden yedi adedi ticari işletmeyle, iki adedi ticaret ortaklıklarına ilişkin genel hükümlerle, on iki adedi de anonim ortaklıklarla ilgilidir.

Anonim ortaklık yapısına sahip olan spor kulübü yöneticilerinin YTTK açısından karşı karşıya kalabilecekleri cezai sorumluluk halleri madde 562/5 ve devamında düzenlenmiştir:

ETTK karşılığı bulunmayan “Kurucular Beyanı” başlıklı YTTK madde 349’a göre kurucular tarafından imzalanan kuruluşa ilişkin beyan dürüst, doğru ve eksiksiz hazırlanmalıdır. Kurucular tarafından hazırlanacak beyanda, ayni sermaye konuluyor, bir ayın ya da işletme devralınıyorsa, bunlara verilecek karşılığın uygunluğuna; bu tür sermayenin ve devralmanın gerekliliğine, bunların şirkete olan yararlarına ilişkin belgeli, gerekçeli ve kesin ifadeli açıklamalar yer almalıdır. Ayrıca, şirket tarafından iktisap edilen menkul kıymetlerle, bunların iktisap fiyatları, söz konusu menkul kıymetleri çıkaranların son üç yıllık, gereğinde konsolide finansal tablolarının değerlemelerine ve çözümlenmelerine ilişkin bilgiler, şirketin yüklendiği önemli taahhütler, makina ve benzerleri malların ve herhangi bir aktif değerin alımına ilişkin bağlantılar, fiyatlar, komisyonlar ile her türlü borçlar, emsalleriyle karşılaştırılarak, açıklanır. Bu hükme aykırı davranan kurucular üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.

Bu bağlamda dernek statüsünde yer alan bir spor kulübünün anonim ortaklığa devri aşamasında, kurucular tarafından hazırlanacak beyanların doğru, dürüst ve eksiksiz olması cezai sorumluluk açısından önem arz etmektedir. Fikrimce bu madde kapsamında belirtilen iktisap edilen menkul kıymetler ve bunların değerlendirilmesinde kulüp bünyesinde yer alan sporcuların ve bedellerinin beyan edilmesi gerekmektedir.

YTTK madde 395’e göre yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Ancak diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. Spor kulübü yöneticileri açısından günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız kulübe borç verme, kulüpten alacaklarını tahsil etme gibi işlemlerin, anonim ortaklık statütüsüne sahip spor kulübü tarafından batıl olduğu iddia edilebilir ve yöneticinin cezai sorumluluğu ortaya çıkabilir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yönetim kurulu üyesi, onun 393 üncü maddede sayılan yakınları, kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri, şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilirler. Bu hükümlere aykırı davranan yöneticiler üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır.

Eski kanunda yer almayan hükümlerden biri olan YTTK 524’e göre anonim şirketin finansal tablolarını düzenlemekle yükümlü yönetim kurulu, bilanço gününden itibaren altı ay içinde; finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, kâr dağıtımına ilişkin genel kurul kararını, denetçinin verdiği görüşü ve genel kurulun buna ilişkin kararını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirmek ve şirketin internet sitesine koymakla yükümlüdür. Aksi halde yükümlülüğü yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, YTTK 562/6 maddesi uyarınca iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

YTTK’nın 527. Maddesinde sır saklama yükümlülüğü düzenlenmiştir. Görevi dolayısıyla incelemesine sunulan defter ve belgeleri inceleyenlerin, elde ettikleri veya verilen bilgilerden öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları yasaktır. Aksi halde sorumlu kişi şirketin maddi/manevi zararını tazminle yükümlü olacaktır. Ayrıca YTTK madde 562/7’de yapılan atıf sebebiyle, TCK’nin 239. Maddesi kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılabileceklerdir.

YTTK madde 549’da düzenlenmiş olan ve hukuki sorumluluk açısından çalışmamda incelediğim belgelerin ve beyanların kanuna aykırı olması halinde, sorumlular YTTK’nın 562. Maddesinin 8. Fıkrasına doğrultusunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

YTTK’nın 550. Maddesine göre sermaye hakkında yanlış beyanlarda bulunan ve ödeme yetersizliğini bilen kişiler hakkında 562/9 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilecektir.

Değer biçilmesinde yolsuzluk yapan ve 551. Madde de belirtilen sorumlu kişiler hakkında ise YTTK 562/10 kapsamında üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır.

Daha önceki kanunda yer almayan ancak son yıllarda halktan para toplamak suretiyle yapılan yolsuzluklara ilişkin YTTK madde 552’de yer alan düzenlemeye ilişkin cezai sorumluluk hali 562/11 maddesinde altı aya kadar hapis cezası olarak yer almaktadır. Ancak bu konuya ilişkin daha ağır bir cezai yaptırımın söz konusu olması halinde diğer cezalarında uygulanması mümkündür. Aksi halde YTTK’da yapılan düzenleme ile yolsuzluk yapan kişilere karşı caydırıcı bir cezai hüküm yer aldığını söylemek pek de mümkün olmayacaktır.

YTTK ile birlikte şirketlere internet sitesi açmak ve 1524. Madde de belirtilen bazı hususların bu sitede açıklanmasını sağlama yükümlülüğü getirilmiştir. İnternet sitesine ilişkin yükümlülük Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten üç ay sonra başlayacaktır. Sorumlulara tanınan bu geçiş sürecinin ardından 1524. Madde yükümlülüklerini yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, müdürler gibi sorumlular hakkında altı aya kadar hapis ve yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasına hükmedilecektir.

YTTK’nın 563. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, 562. Madde de yer alan tüm suçlar resen takip olunacaktır.

2.3)      SPOR KULÜBÜ YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULULUKLARININ NİTELİKLERİ

2.3.1)   KUSUR SORUMLULUĞU VE SORUMSUZLUK HALLERİ

YTTK’da benimsenen sisteme göre yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğu kusura dayanan sorumluluktur. Kusurlu sorumluluğa sebep olan kasıt ve ihmal ile birlikte dikkatsizlik sonucu meydana gelebilecek zararların da sorumluluk yaratacağı aşikârdır. Kusurlu olaydan sorumlu olan kişi aynı olayda, bilinçli ve mantıklı bir kişinin aynı şartlar altında göstermesi gereken özeni göstermiş olmalıdır. Bu nedenle, eksik yetenek ve bilgiye dayanılması veya kendi şahsi işlerinde de aynı özeni gösterdiği yolundaki iddia geçerli değildir.

2.3.2)DOĞRUDAN ZARARLARDAN SORUMLULUK

Doğrudan zarar, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin veya kuruluşta belgeleri düzenleyenler ve buna katılanların, kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlerine  aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda pay sahipleri ve şirket alacaklılarının bizzat ve bireysel doğrudan doğruya zarara uğramalarıdır.

Şirket yönetim kurulu yükümlülüklerine aykırı hareket etmişse yahut özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemişse dahi alacaklılar açısından dava açmak için yeterli bir gerekçe oluşturmayacaktır. Bu durumda alacaklıların, kişilik hakkına hukuka aykırı olarak zarar verilmiş olması da önemli bir koşul olarak değerlendirilecektir.

Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan yada esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde anonim ortaklık pay sahipleri ve alacaklıları doğrudan zarara uğrayabilir. Doğrudan zararda, anonim ortaklığın, pay sahibinin yahut bir alacaklının doğrudan malvarlığında bir değer eksilmesine yol açan yahut malvarlığında oluşması beklenen değer artışının meydana gelmemesi şeklindeki zarardır. Örneğin yönetim kurulu tarafından pay sahibine kar payının ödenmemesi doğrudan zarar meydana getirmektedir. Doğrudan zarar davası hukuki açıdan değerlendirildiğinde davalı konumunda olabilecek kişilerin asli edim yükümlülüğü değil de sözleşmesel yükümlülük söz konusu olacaktır.

Doğrudan zarardan doğan sorumluluk davalarında dava masrafları, davalı tarafa yükletilemiyorsa, YTTK madde 555/2 uyarınca maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde davacı pay sahibi ve şirket arasında hakkaniyete uygun biçimde paylaştırılacaktır.

Paysahibi, uğradığı zarar karşısında hareketsiz kalan şirketin yerine davayı açacağı için, dava giderlerini düşünüp davadan vazgeçmesini önleme düşüncesiyle ikinci fıkra öngörülmüştür.

2.3.3)   DOLAYISIYLA ZARARLARDAN SORUMLULUK

Yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratan her türlü fiil ve işlemleri, pay sahipleri ve alacaklıları açısından dolaylı zarar teşkil edecektir. Anonim ortaklığın doğrudan zarara uğradığı hallerde, dolayısıyla zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklıların paylarında değer düşüklüğü, alacaklarını tam olarak alamamak şeklinde ortaya çıkabilir.

Şirketin uğradığı zararın şirket tarafından 553 ve 554’üncü maddelerdeki sorumlulardan talep edilmesi, yani aktif dava ehliyetinin şirkette olması normaldir. Ayrıca şirketin ihmâli veya sorumluların şirkete hakim olmaları sebebiyle davayı açamamaları olasılığı düşünülerek, zararın tazmini davasını açmak hakkı şirketin pay sahibine de verilmiştir. 6762 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin aksine, şirket alacaklısına bu hak tanınmamıştır. Alacaklı 556. madde uyarınca ancak şirketin iflâsı

halinde, tazminatın şirkete ödenmesini talep hakkını haiz olur. Böylece pay sahibi dava açabilme yetkisi yönünden şirketle aynı düzeyde kabul edilerek alacaklıdan ayrılmıştır. Kanun şirketin borçlarını ödediği sürece alacaklının zarara uğramadığı varsayımını kabul etmiştir.

Özetle, YTTK sisteminde madde 553 ve devamı sebebiyle şirketin dolayısıyla zarara uğrayamayacağı, pay sahibinin hem doğrudan hem de dolayısıyla zarara uğrayabileceği , alacaklıların ise yalnızca dolayısıyla zarara uğrayacağı kabul edilmektedir.

2.3.4)   KAMU BORÇLARINDAN DOĞAN SORUMLULUK

Yönetim kurulu üyelerinin kamu alacaklarından doğacak borçlara ilişkin Vergi Usul Kanunu’nun(VUK) 10. Maddesine göre sorumluluğu bulunmaktadır. Bu maddeye göre tüzel kişilerin vergi sorumlusu olmaları halinde vergi yükümlülükleri kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilecektir.

Vergi yükümlülüğünü yerine getirmeyen vergi mükelleflerinden tamamen yada kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklardan kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin malvarlığından alınabilecektir.

Vergi borcunun tahsili için anonim şirket aleyhine gerekli takibat yapılmış olması ve borcun şirketten tahsil edilememiş olması gerekmektedir.  Önce anonim ortaklığa başvurulmasına Vergi Hukukunda “sorumluluğun feriliği” de denilmektedir. Bu takipte şirket hakkında alınan aciz belgesi durumu belgeyecek olsa da bazı fiili durumlarda aciz belgesine dahi ihtiyaç yoktur. Örneğin şirketin adreste bulunamaması gibi…

Tüzel kişiliğin vergi borcu, yönetim kurulu üyesinin malvarlığından karşılanması durumunda, ödedikleri vergi tutarını asıl mükellefe rücu edebileceklerdir. Tüzel kişilik tasfiye haline girmiş yahut tasfiye edilmiş olsa dahi kanuni temsilciler tasfiyeye giriş tarihinden önceki borçlardan sorumlu olacaklardır.

Bu maddeden hareketle spor kulüplerinde yönetim kurulu üyeliği yapan kişiler, üye oldukları döneme ilişkin vergi borçlarından tüm şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olabileceklerdir. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin aşağıdaki kararı yönetim kurulu üyelerinin vergi borçlarından doğan sorumluluktan kurtulabilmesine imkan tanımaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2011/4753 Esas ve 2011/7389 numaralı kararda, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri tarafından şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilci ataması halinde yönetim kurulunun kamu borçlarından sorumlu olmayacağına hükmedilmiştir. Tüzel kişi temsilcilerinin kamu borçlarından sorumluluğu 213 sayılı VUK madde 10 ile düzenlenmiştir. ETTK 317. Maddeye göre kamu borçlarından anonim şirket yönetim kurulu üyeleri sorumludur, ancak ETTK 319. Maddeye göre şirket yönetim kurulu şirketin kanunu temsili yetkisini yönetim kurulundan bir veya birkaç kişiye devredebilecek, bu durumda ödenmeyen kamu borçlarından temsilciler sorumlu olacaktır.

SPOR KULÜBÜ YÖNETİM KURULU VE ÜYELERİ AÇISINDAN İBRA

İBRANIN ANLAMI, NİTELİĞİ VE İLGİLİ HÜKÜMLER

Türk Dil Kurumu kayıtlarına göre Arapça’dan dilimize geçmiş olan ibra kelimesi hukuk alanında aklama, temize çıkarma anlamlarına gelmektedir. Ülkemizde  ibra özellikle tüzel kişiler hukuku bakımından önem arz etmekte olup sıklıkla kullanılmaktadır.

Menfi borç ikrarı(borçtan kurtarma) niteliğinde olan ibra, yönetim kurulunca söz konusu dönemde yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunun ve ortaklık açısından işin gereğine uygun olduğunun, genel kurul tarafından beyan edilmesidir. Yani o döneme ilişkin yönetim kurulunun sorumlu tutulamayacağına ilişkin irade açıklamasıdır.

İbra hukuki nitelik olarak tek taraflı bir hukuki işlem olarak kabul görmektedir. Tek taraflı hukuki işlem olmasından ötürü, ibra edilen kimse yada kimselerin bunu kabul etmesi gerekmemekte yalnızca ibra beyanının karşı tarafa ulaşması yeterlidir. Karşı tarafa ulaşmış ibrayı muhattap kabul etmemiş dahi olsa, muhattap ibra edilmiş olur ve hakkında sorumluluk davası açılamaz.

YTTK’da ibra konusunda yeni hükümler öngörülerek yürürlüğe konulmuştur. Kanunun 424, 558 ve 559 maddeleri ibra hükümlerini düzenlemektedir.

MADDE 558: “(1) İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde hükmü saklıdır.

(2) Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer.”

MADDE 559: “Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.”

Gençlik ve Spor Kulüpleri Yönetmeliği’nin 11. Maddesinin (c) fıkrasına göre genel kurulun görev ve yetkileri arasında yönetim kurulunu ibra etmek de vardır. Ancak Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu, ibra konusunda herhangi bir düzenleme içermemektedir.

Doktrinde kabul edilen ve Yargıtay tarafından da kararlarında benimsenen görüşe göre ise dernekler hukuku bakımından ibra konusunda özel bir düzenleme olmadığından Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri kıyasen uygulanabilecektir. ETTK’da yer alan madde 380, YTTK’da 424. ve yukarıda yer alan 558. maddede karşılık bulmuştur:

MADDE 424: “Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz.”

Yukarıdaki madde kıyasen hem dernek hem de anonim şirket statüsündeki spor kulüplerine uygulanabilecektir. YTTK madde 559’da yer alan kuruluş ve sermaye artırımında ibra ise pek tabi ki yalnızca anonim ortaklıklar açısından uygulanabilecektir.

YTTK’nın 558. Maddesinde öngörülen ibra kararı, 424.maddeden farklı olarak, sadece nitelik itibariyle bilançoya yansıyan hukuki işlemler ve olgular bakımından değil, bir faaliyet dönemi dolayısıyla hesap verme konumunda bulunan tüm sorumluların, tüm sorumlulukları hakkında olumsuz borç ikrarı niteliğindedir.

YTTK madde 445 hükmü saklı kalmak kalmak kaydıyla, madde 558/1’e göre ibra kararı genel kurul kararı ile kaldırılamayacak; ancak şartlarının bulunması halinde iptal edilebilecektir. YTTK madde 558/2’ye göre ise ibra kararına olumlu oy veren bu kişilerden ibra kararını bilerek pay devralan kişilerin dava hakkını ortadan kaldırır. İbra kararına olumsuz oy veren veya iktisap ettiği ortaklık payının olumlu ibrasını bilmeyen kişiler altı ay içerisinde dava açma hakkına sahiptirler.

İbra, nitelik bakımından iç işleyişi ilişkin bir karar olması sebebiyle dernek yada şirket dışında yer alan üçüncü kişilere uygulanamayacaktır.Yani ibra ile birlikte anonim ortaklığın sorumluluk davası ortadan kalkacaktır; ancak alacaklılar ve pay sahiplerinin dava açma hakları devam edecektir.

Spor kulüplerinin, genel kurulları tarafından verilen ibra kararının yalnızca derneği veya spor kulübünü bağlayacağı, dernek üyelerinin ve alacaklılarının hukuki sorumluluk davası açma hakkını ortadan kaldırmayacağını söylemek mümkündür.

İBRA KARARININ KAPSAMI

İbra kararının alınmasıyla birlikte YTTK madde 424 uyarınca yönetim kurulu üyesi organ olarak değil, her bir yönetim kurulu üyesi tek tek sorumluluktan ibra edilmiş olur. Dernekler Kanunu’nda ve Türk Medeni Kanunu’nda özel bir düzenleme olmadığından hareketle YTTK madde 424’ün burada da uygulanması gerekmektedir.

Bu sebeple aksi kararlaştırılmadığı takdirde spor kulüplerinin genel kurullarında alınacak ibra kararlarında yönetim kurulu üyeleri ile birlikte müdürler ve murakıplar da ibra edilmiş olacaktır.

Anonim ortaklıklarda genel kurul; yönetim kurulunu, denetim kurulunu ve müdürleri tek bir ibra kararıyla ibra edebilir. Ancak ana sözleşmede aksine bir düzenleme olması halinde ibra, her üye açısından tek tek yapılabilir ve genel kurul tarafından bazı üyelerin ibra edilmemesi söz konusu olabilir. Genel kurulun vereceği ibra kararı hususunda tek tek ibraya ilişkin bir açıklık yoksa bütün yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği kabul görmektedir.

İbra konusunda benimsenen sisteme göre, ibra yalnızca genel kurul önüne getirilen ve vasat düzeyde bir pay sahibi yada üye tarafından anlaşılabilecek olan konularda geçerli olacaktır.  Yargıtay tarafından da bu konuda “genel kurulun bilgisine ulaşma” ölçütü kabul görmüştür.

Burada genel kurul önüne getirilen bilanço kavramı ile birlikte kar ve zarar hesabı, yıllık faaliyet raporu ve genel kurula bilgi ulaştıran diğer kavramlarda genel kurulun bilgisine ulaşma kavramına dahil edilmelidir.

İBRA KARARININ İPTAL EDİLEBİLİRLİĞİ

Genel kurul kararlarının iptali hakkında TMK’nın 83. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:

“Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir.

Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz.

Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.”

Bu maddeye göre yok hükmündeki veya mutlak butlanla hükümsüz kararlar dışındaki ibra kararları, iptal ettirilebilecektir. Spor kulübü genel kuruluna sunulan bilançoya bağlı olarak verilecek ibra kararı baştan itibaren hükümsüz olacaktır. Bilançonun eksik ve/veya hatalı olduğunun ortaya çıkması durumunda spor kulübü yönetim kurulu üyeleri hakkında verilen kararı sorumluluğu ortadan kaldırmayacaktır.

İBRA KARARININ SORUMLULUK DAVASINA ETKİSİ

Spor kulübü tarafından genel kurul kararıyla ibra edilmiş yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılamaz. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kulüp yönetim kurulu üyesi oldukları döneme ilişkin sorumlulukları ibra kararıyla ortadan kalkacak olup; bu döneme ilişkin spor kulübünün rücu hakkı bulunmayacaktır.

Spor kulübü yöneticilerinin genel kurulda ibra edilmiş olması üçüncü kişiler açısından ise dava hakkını sona erdirmeyecektir. Zira dernek yada anonim ortaklık genel kurulunda alınacak ibra kararı üçüncü bir kişinin dava hakkını ortadan kaldırması hukuk mantığıyla bağdaşmamaktadır. Bu sebeple de spor kulübü yöneticileri hakkında üçüncü kişiler tarafından  doğrudan yada dolaylı zararlarına karşı dava açabileceklerdir.

SONUÇ

Hızla gelişen dünyamızda sporun ve özelinde de futbolun ne kadar hızlı geliştiğine giriş bölümünde değinmiştim. Daha önceleri boş vakitlerin faydalı geçirilmesi amacıyla kurulan spor kulüpleri artık birer ticari işletmeye dönüşmüştür. İşte bu dönüşüm hukuki açıdan da yenilenmeyi gerektirmektedir.

Dernekler Kanunu ile kuruluşu yapılan bir spor kulübünün ticari faaliyet yürütememesi bugün için sporun geldiği noktayı karşılayamamaktadır. Zira mevzuatta yer alan diğer hükümlerle birlikte anonim şirketlere devir hakkı tanınmakta, yenilenme ihtiyacı bu biçimde giderilmeye çalışılmaktadır.

Profesyonelleşen sporun artık onlarca yıl önce hazırlanan mevzuat düzenlemeleriyle yürütülemeyeceği ise gün gibi ortadadır. Bu sebeple de ülkemizde spor kulüplerinin şirketleşmesi konusunda daha detaylı mevzuat çalışmaları yapılması gerekmektedir.

Gelinen noktada internet teknolojisiyle birlikte her gün ortaya çıkan yeniliklere ayak uydurabilecek hükümlerle birlikte spor kulüplerine kolaylıklar tanınması gerekmektedir.

Spor kulüplerinin artan gelirleriyle doğru orantılı biçimde büyüyen bütçelerini yönetecek kişilerin artık gönüllülük esasıyla belirlenen kişilerden olamayacağı da ortaya çıkmaktadır. Çalışmamın ilk bölümünde bahsettiğim dernek statüsündeki spor kulüplerinin ve yöneticilerinin sorumlulukları ile ikinci bölümde bahsettiğim şirketleşmiş bir kulübün yöneticilerinin karşı karşıya kaldıkları sorumluluklar arasında önemli farklar bulunmaktadır.

İşte buradan hareketle spor kulübü yöneticilerinin liyakatlı kişiler arasından seçilmesi, görevinin neyi gerektirdiğini ve sorumluluklarının neler olduğunu bilmesi gerekmektedir. Aksi halde ismini ön plana çıkarmak isteyen, spor kulüpleri üzerinden rant sağlamaya çalışan kişilerce kulüpler borç batağına sürüklenmektedir.

Spor kulüpleri açısından ülkemizde de son yıllarda sıkça karşılaştığımız ekonomik kriz hali birçok başarılı kulübü hızla alt liglere doğru yola koymuştur. Bu sorun artık ulusal boyutu aşarak uluslarası boyuta taşınmış olup; yaşanan mali ve finansal problemler sebebiyle Haziran 2012’de UEFA,  Türkiye Süper Ligi takımlarından Beşiktaş, Bursaspor ve Gaziantepspor’u Avrupa Kupalarına katılmaktan men etmiştir.

Profesyonel spor yöneticiliği anlayışının henüz ülkemizde yerleşmemiş olmasının neticesinde Süper Lig düzeyindeki kulüplerimiz Avrupa Kupalarından men edilmiş, hem kulüp hem de milli takım düzeyinde ülke futbolunun prestiji zedelenmiştir.

3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan ve kamuoyunda şike soruşturması olarak da adlandırılan davada birçok üst düzey kulübün yöneticisi ve idarecisi göz altına alınmış ve hatta tutuklanmıştır.

Çalışmamda da bahsettiğim hem Dernekler Kanunu’nda hem de YTTK’da yer alan düzenlemelere, ikincil mevzuat hükümleriyle birlikte spor kulüplerine özgü bazı kriterler getirilmesi ve bunun sıkı biçimde denetlenmesi gerektiği kanaatindeyim.

İşbu sebeple de Galatasaray Üniversitesi’nin çok değerli Akademisyenlerinden Spor Hukuku özelinde aldığımız öğrenim doğrultusunda spor kulübü yöneticilerinin sorumluluklarının neler olduğunu ortaya koymaya çalıştım, dilerim ki ilgililere ve araştırmacılara faydalı olur.

KAYNAKÇA:

Hasan Pulaşlı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Yeni Şirketler Hukuku Genel Esaslar, birinci baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, 2012

Ünal Tekinalp, Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının Esasları, 2. Bası, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2012

Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, 4. Bası, Beta Yayınevi, Ekim 2008

Murat Başaran, Sporun ve Sporcunun Vergilendirilmesi ve Vergi Avantajları, Yaklaşım Yayınları, 2003

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt V, Sayı 2, 2008

Tuğrul Akşar, Endüstriyel Futbol, Literatür Yayınları, 2005

Mintez Şimşek, Dernekler Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara, 2008

Zafer Saka, Dernekler Hukuku, Vedat Kitapçılık,  2010

 

ELEKTRONİK KAYNAKÇA:

www.mevzuat.gov.tr

www.tbmm.gov.tr

www.mevzuatbankasi.com

www.adaletbiz.com

www.deloitte.com

www.futbolekonomi.com

www.footballeconomy.com

separator

No comments so far!

    Comments are closed

    separator